|
Çocuklarda İşitme Kaybı
Kulak Tüpleri
Ağrılı kulak enfeksiyonları tüm çocukların yaşadığı bir deneyimdir. Beş yaşına kadar neredeyse her çocuk bir kez kulak enfeksiyonu geçirir. Birçok kulak enfeksiyonu kendi kendine geçer (virüs ile ilgili) veya bazıları antibiyotik ile tedavi edilir (bakteri ile ilgili). Ama bazen kulak enfeksiyonları ve/ veya orta kulakta kalan sıvı kronik bir problem haline gelir ve başka bir takım problemlere yol açar. Bunların başında işitme kaybı, davranış bozuklukları, konuşma problemleri gelir. Bu gibi bazı durumlarda bir KBB uzmanı tarafından kulağa tüp takılması gerekli olabilir.
Kulak tüpleri nedir ?
Kulak tüpleri kulak zarına takılan ufacık silindirlerdir ve havanın orta kulağa girişini sağlarlar. Kulak tüpleri timpanostomi tüpleri, miringotomi tüpleri, ventilation tüpleri veya basınç eşitleyici tüpler olarak da adlandırılırlar.
Bu tüpler plastikten, metalden veya teflondan yapılabilir. Üzerlerindeki kaplama enfeksiyonun olma olasılığını azaltacak şekildedir. İki ana tip tüp vardır. Kısa vadeli ve uzun vadeli. Kısa vadeli tüpler daha ufaklardır ve genelde 6 aydan bir yıla kadar yerlerinde durduktan sonra kendiliğinden düşerler. Uzun vadeli tüpler ise daha büyüktür ve onları yerlerine sabitleyen bazı mekanizmalar vardır. Uzun vadeli tüpler de kendiliğinden düşebilirler ama genelde bir KBB uzmanı tarafından alınırlar.
Kimlerin kulak tüpüne ihtiyacı vardır ve neden ?
Kulak tüpleri bir kişide sürekli tekrarlayan orta kulak iltihabı (akut otitis media) gözlendiğinde veya orta kulakta sürekli sıvı kalması sonucu (effuzyonlu otitis media) işitme kaybı varsa önerilir. Bu durumlar genelde çocuklarda gözlenir ama bazen gençlerde ve yetişkinlerde de bu tip sorunlar olabilir ve konuşma ve denge problemlerine, işitme kaybına ve orta kulak zarının yapısında değişikliğe yol açabilir. Kulak tüpü kullanımını gerekli kılan daha az görülen bazı diğer durumlar ise şunlardır: Kulak zarının veya östaki tüpünün formasyonunun bozulması, Down sendromu, cleft palate ve barotrauma. Barotrauma genelde uçma ve dalma gibi ani yükseklik değişiklikleri sonucunda hava basıncının azalması ile orta kulağın zarar görmesidir.
Her yıl yarım milyondan fazla çocuğun kulağına tüp takılmaktadır. Bu istatistik ile kulak tüpü takılması anestezi verilerek yapılan çocuk operasyonları arasında en sık olanıdır. Kulak tüpü takılan çocukların ortalama yaşı bir ila üç yaş arasındadır.
Kulak tüpü takılması :
- Kulak enfeksiyonunun tekrarlama riskini azaltır,
- Orta kulaktaki sıvının neden olduğu işitme kaybı durumunu düzeltir,
- Konuşma ve denge problemlerini iyileştirir,
- Kronik kulak enfeksiyonlarının yol açtığı davranış ve uyku problemlerini düzeltir.
Kulak tüpleri kulağa nasıl takılır ?
Kulak tüpleri miringotomi olarak adlandırılan bir cerrahi müdahale ile kulağa takılır. Miringotomi kulak zarı veya tympanic zara açılan bir kesiğe(deliğe) verilen isimdir. Genelde cerrahi bir mikroskop altında ufak bir bıçak yardımı ile yapılır. Lazer ile de yapılabilir. Eğer tüp takılmazsa delik bir kaç gün içinde iyileşip kapanır. Bunu engellemek için tüp takılır. Bu sayede delik açık kalır ve orta kulak bölgesine hava girişi sağlanır.
Olası komplikasyonlar
Miringotomi ile tüp takılması minimum komplikasyonu olan oldukça güvenli ve sık uygulanan bir prosedürdür. Olası komplikasyonlar şunlardır.
Perforation : Bu durum tüp çıktıktan sonra veya uzun vadeli tüp yerinden alındıktan sonra kulak zarındaki deliğin kapanmaması durumudur. Delik daha sonra miringoplasti veya timpanoplasti olarak adlandırılan ufak bir cerrahi müdahale ile kapatılır.
Scarring : Kulak zarının zarar görmesi durumu. Kulak tüplerinin sürekli takılması sonucunda tympanosclerosis veya myringosclerosis adı verilen searring e neden olabilir. Birçok durumda işitme sorununa yol açmaz.
Enfeksiyon : Orta kulakta veya kulak tüpünün etrafında enfeksiyon olabilir.
Bu tip enfeksiyonlara sık rastlanmaz ve daha az işitme kaybına neden olur ve tedavisi kolaydır. Genelde kulak damlası ile tedavi edilir. Bazen antibiyotik tedavisi gerekli olabilir.
Kulak tüpleri çok erken çıkabilir veya uzun süre kalabilirler: Eğer Kulak tüpü kulak zarından çok erken çıkarsa (ki bu durumu tahmin etmek zordur) sıvı tekrar oluşabilir ve tekrar ameliyat gerekli olabilir. Uzun süre kalan kulak tüpleri ise kulakta deliğin kalıcı olmasına neden olabilir ve tüpün bir KBB uzmanı tarafından alınması gerekli olabilir.
Cerrahi müdahale sırasında ne yapılır ?
Ufak çocuklara çok hafif bir anestezi (gülme gazı) verilir. Daha büyük çocuklar ve yetişkinlerde prosedür anestezi gereksinim olmadan uygulanabilir. Miringotomi yapılır ve kulak zarının arkasındaki orta kulak bölgesindeki sıvı dışarı emilir. Daha sonra deliğe tüp yerleştirilir. Kulak tüpü takıldıktan sonra kulak damlası gerekli olabilir ve bir kaç günlüğüne gerekli olabilir. Prosedür genelde 15 dakikadan az sürer ve hastalar kısa sürede ayılır.
Bazı durumlarda KBB uzmanı kulak tüpü takıldığında geniz etinin alınmasını tavsiye edebilir. Bu genelde tüpün tekrar takılması gerekli olduğunda düşünülür. Son araştırmalar kulak tüpü takılması ile beraber geniz etinin alınmasının kulak enfeksiyonunun tekrarlama riskini ve tekrar ameliyat ihtiyacını azalttığını göstermektedir.
Ameliyattan sonra ne beklemek gerek ?
Ameliyattan sonra hasta dinlenme odasına alınır ve eğer herhangi bir komplikasyon yoksa genelde bir saat içinde eve gidebilir. Çoğunlukla hastalar çok az acı hissederler hatta bazen hiç acı hissetmezler. Fakat geçici olarak anestezinin etkisi ile rahatsızlık hissi, mide bulantısı olabilir.
Orta kulaktaki sıvının yol açtığı işitme kaybı ameliyat sonrası hemen düzelir. Bazen çocuklar çevredeki sesleri o kadar iyi duyarlar ki, normal seslerin çok yüksek olduğundan şikayetçi olurlar.
KBB uzmanı her hastaya özel ameliyat sonrası uygulanması gereken bazı talimatlar verecektir. Bunlar doktorun acil olarak hangi durumda görülmesi ve takip randevularının ne zaman olması gerektiğine dair bilgilerdir.
KBB uzmanı bir kaç günlüğüne antibiyotik kulak damlası kullanılmasını da gerekli görebilir.
Kulağa takılan tüpten orta kulağa bakteri girişini engellemek için, doktorlar kulakların kuru tutulmasını, yıkanma, yüzme ve diğer su faaliyetleri esnasında kulak tıkacı kullanılmasını önerebilir. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar, dalma ve gol ya da nehir gibi kirli sularda faaliyette bulunma dışında kulağı korumanın gerekli olmadığını göstermişlerdir. Ebeveynler ameliyatı yapan cerrah ile ameliyattan sonra kulak koruması konusunu konuşmalılardır.
Eğer çocuğunuz sürekli ciddi boyutta kulak iltihabı geçiriyorsa, antibiyotik tedavisine cevap vermeyen enfeksiyon, orta kulaktaki sıvıdan kaynaklanan işitme kaybı, barotrauma, orta kulaktan sıvı akmasına neden olan anormal bir anatomik durum varsa bir KBB uzmanına danışmak gereklidir.
Kulak Zarı Çizilmesi ( Myringotomi ) ve
Kulağın Havalandırma Tüpü ( Ventilasyon ) Uygulaması Sonrası
Aşağıdaki bilgiler, hastanızın kendisisini daha iyi hissetmesi ve myringotomiden sonra daha çabuk iyileşmesi için hazırlanmıştır.
Önem vermeniz gereken konular :
-Anesteziden sonra çocuk kendini yorgun, dengesiz, zayıf ve sinirli hissedebilir. Myringotomiden sonra çocuğunuzun yanında refakat için birinin kalması uygun olur.
-Myringotomiden sonraki ilk 24 saatte ;
Zorlayıcı fiziksel aktivitelerden,
Motorize oyuncaklardan,
Bisiklete binmekten sakınılmalıdır.
-Doktorunuzun aksine bir şey söylemedikçe, kulakta tüp varken yüzmeye izin verilmemelidir.
-Duş ve banyodan önce yağlı kreme bulanmış bir pamuk tampon, kulağa yerleştirilerek kulak korunmalıdır. Bu işlem tüplerin atıldığı ve kulak zarının iyileştiği söylenene kadar sürekli yapılmalıdır.
Yiyecekler :
Çocuğunuzun normal diyete yavaş yavaş geçirilmelidir. Mygringotomi sonrasında hazmı kolay olduğu için sıvı ve hafif yiyecekler önerilir.
Eğer kusarsa, bir saat kadar beklenmeli ve yeniden sıvı gıdalarla beslenmeye başlanmalıdır. Kusma devam ederse doktorunuz aranmalıdır.
Ağrı :
Çocuk huzursuzsa veya kulakta rahatsızlık hissettiğinden bahsediyorsa aspirin dışında ağrı kesiciler kullanabilirsiniz. Bunun dozu doktorunuz tarafından söylenecektir.
Kulak Bakımı :
Bazen ilk 24 saatte kulakta biraz akıntı olabilir. Bu akıntının şeffaf veya hafif kanlı olması normaldir.
Eğer akıntı 24 saatten daha uzun sürerse veya kötü kokuyorsa mutlaka doktorunuzu aramalısınız.
|